GASAM BANGLADEŞ RAPORU

İçindekiler

- Bangladeş

- Potansiyel Kaynaklar

- Yatırım Sektörleri

- Türkiye’nin Bangladeş’te etkinliğini artırma stratejileri

- Temenniler

 

 Bangladeş

Güney Asya’da büyük bir alanı kapsayan Bengal bölgesi, Doğu ve Batı Bengal olarak ikiye ayrılmaktadır.  Batı Bengal, Hindistan sınırları içinde kalmakta, Doğu Bengal ise Bangladeş sınırlarını oluşturmaktadır.

Bengal halkıyla tarihi tanışıklığımız 800 yıl öncesine dayanmaktadır. Bengal bölgesine 1200’lü yıllarda Türkistan asıllı kumandan Muhammed Bahtiyar tarafından yapılan seferler sonucu Türk ve Bengal halkının dostluk temelleri atılmıştır. Bengal’de milli ve İslami devlet yönetimi dönemi Muhammed Bahtiyar’la başlamış, Bengal halkı bölgenin dominant dini olan Budizm ve Brahmanizm’i terk ederek Müslümanlığı kabul etmiş ve İslam coğrafyasının değişmeyen bir parçası olmuştur. Türklerin bölge’deki hâkimiyetleri Babürlerle 1757 yılında son bulmuştur.

Bölge daha sonra Britanya hükümeti tarafından özerk olarak kurdurulan ‘’East India Company’’ şirketinin faaliyetleri sonucu İngiliz sömürgeciliğiyle tanışmıştır. İngiliz sömürüsü 1757’den 1947 ye kadar 190 yıl devam etmiştir.

1947 de İngilizler yarımadadan geri çekilmek zorunda kalmışlar, ancak İngilizler bölgeden ayrılırken oluşturmuş oldukları suni problemleri de arkalarında miras bırakarak yarımadadan sözde çekilmişlerdir.

İngilizlerin bölgeden çekilmesinin ardından yarımada Hindistan ve Batı&Doğu Pakistan olarak ikiye ayrılmıştır.

Pakistan ve Bangladeş halkları arasındaki din kardeşliğini ve akraba bağlarını temelinden sarsmak ve Pakistan’ın gücünü bölerek Hindistan açısında tehdit olmaktan çıkarmak adına hayata geçirilen İngiliz ve Hindistan kaynaklı politikalarla 1971 yılında Doğu ve Batı Pakistan arasında bir savaş yaratılmıştır. Bu savaş sonucunda Doğu Pakistan Batı Pakistan’dan ayrılarak Bangladeş adını almıştır.  

2009 yılında Bangladeş’e düzenlediğim bir ziyaret esnasında başkent Daka yakınlarında, Pakistan bayrağının dalgalandığı bir bölgeye rastladım. Yetkililerden aldığımız bilgiler doğrultusunda bu bölgede Pakistan’la Bangladeş’in birbirinden ayrıldığı o dönemde yaşayan ve bugün mülteci konumuna düşmüş Pakistanlıların yaşadığını öğrenmiştik. Pakistan ve Bangladeş arasındaki ilişkiler Hindistan’ın da çabalarıyla o denli derinleştirilmiştir ki, söz konusu mülteci meselelerinin çözümü için dahi bir diyalog ortamı yaratılamamıştır.   

Potansiyel Kaynaklar

Bangladeş, coğrafi konumu itibari ile Güney Asya ile Uzakdoğu ülkelerinin arasında bir köprü görevi görmektedir. Güney Asya, dünya nüfusunun % 50’sini barındıran bir bölge olarak bölgesel anlamda dünyanın en önemli pazar bölgelerinden birini oluşturmaktadır. Her ne kadar ilk etapta bölgenin fakirliği göze çarpsa da, alım gücü yüksek milyonlarca insan da bu bölgede yaşamaktadır.

Bangladeş, 150 milyon nüfusu ve konumu itibari ile Çin ve Hindistan pazarına oranla birçok avantaj sunmaktadır. Ülke verimli topraklara, zengin doğal gaz ve tabii kaynaklara ev sahipliği yapmaktadır. Bunun yanı sıra Bangladeş, genç nüfusuyla çalışmaya hazır, Pakistan ve Hindistan’la kıyaslandığında yurtdışında okumuş veya çalışmış daha kalifiye insan kaynaklarıyla da potansiyel bir işgücüne sahiptir.

Bangladeş Hükümeti, yatırımcılara önemli fırsatlar sunmaktadır. Bangladeş’te üretilen malların Avrupa Birliği ülkeleri, Kanada, Avustralya, Norveç gibi pek çok gelişmiş ülkeye gümrüksüz ve kotasız girişi, yabancı yatırımcıya teşvik ve vergi muafiyeti, ucuz enerji fiyatları, yabancı yatırımcının kazanmış olduğu parayı her an ülke dışına transfer edebilmesi,  yabancı dil olarak İngilizcenin kullanılması gibi önemli avantajlara sahiptir.  

Türk yatırımcılar için tüm bunlara ilaveten Bengal Halkının Türklere karşı duyduğu sempati ve yakınlık, Türk yatırımcılara sunulan ekstra bir fırsat şeklinde değerlendirilebilir. 

Yatırım Sektörleri

Bangladeş, Türk yatırımcıları için çok önemli bir ülkedir. Dünya finans kurumlarının bu ülkeye özel şartlarda verdiği krediler ve imkânlar bulunmaktadır. Aynı zamanda Bangladeş hükümeti de yabancı yatırımcılar için özel teşvikler vermektedir. Bangladeş Ticaret Bakanı Muhammed Faruk Khan Türklere yatırım için özel bir bölge tahsis etmeyi "Türkiye Dünya Ticaret Köprüsü" programında Türk kamuoyu ile paylaşmıştır.

Türk yatırımcılar, Bangladeş’te ilk yatırımlarına tekstil sektörü ile başlamışlardır. Yatırım yapan firmalar bu ülkedeki yatırımlarının karşılığını fazlasıyla almakta ve bu doğrultuda yatırımlarını artırmaktadır. Türk yatırımcılar, tekstil sektörü yatırımlarını daha da detaylandırarak devam etmeli, bugüne kadar dünya çapında hazır giyim sektöründe oluşturduğu pazar payını genişletmek için Bangladeş’in potansiyel kaynaklarından faydalanmalıdır.

2009 yılı Bangladeş ziyaretimde ülkenin çok acil yapılması gereken alt yapı hizmetlerine ihtiyacı olduğunu gördüm. Türk yatırımcıların bu sektörde faaliyet göstermesi, Bangladeş’te bakir olan alt yapı hizmetlerine yönelmesi yararlı olacaktır.

Bangladeş’te alt yapıyı; doğal altyapı ve şehir altyapısı diye ikiye ayırabiliriz. Doğal altyapı; muson yağmurları sonucu nehir taşkınlıklarının önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması, su altında kalan verimli toprakların kanallar açılarak tarıma daha elverişli hale getirilmesi çalışmalarını içermektedir. Ülkenin sahil şeridinde oluşan kasırga sebebiyle yıllık olarak on binlerce insan mağdur olmakta, binlerce insan da oluşan bu kasırga sularına vermektedir. Hükümet kasırga felaketini önlemek için çalışmaları bulunmakta ancak bu çalışmalar yetersiz kalmaktadır. Türk inşaat sektörünün bu bölgede doğal alt yapı çalışma fizibilitelerini yaparak yatırım teklifinde bulunmalıdır.

Şehir alt yapı çalışmaları; su ve kanalizasyon şebekelerin kurulması, yol ve konut projelerinin hayata geçirilmesi gibi çalışmalardan oluşmaktadır. Bu konuda da Türk yatırımcılar projeler hazırlayarak teşebbüse geçebilirler.

Ülkede her geçen gün artan enerji ihtiyacının karşılanması için büyük yatırımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle elektrik açığını kapatmak için devlet bu alanı özel sektöre açmış durumdadır. Zengin doğalgaz kaynağını kullanmak sureti ile ufak ve orta çaplı elektrik tesislerinin kurulması için devlet özel sermayeyi teşvik etmektedir.

Besicilik, tavukçuluk, yem, hayvan kesimi ve süt ürünleri üretimlerinde, sanayi tesislerine yatırım cazip olabilir.

Ülke 800 km uzunluğunda Bengal Körfezine kıyısı olup, körfezde, sayısız nehir ve gölde avlanan balıkları işleyecek dondurulmuş gıda sanayi tesislerine ihtiyaç duymaktadır.

Yoğun insan gücü gerektiren elektronik ve makine aleti üretimi için Bangladeş ideal bir yer olabilir.

Bangladeş Yatırım Kurulunun (BOI) verilerinden 2008 yılına ait yabancı yatırım tekliflerini incelediğimizde en çok yatırım teklifi yapan ülke 52.993 milyar (USD) ile Kanada görünmektedir. Kanada’yı, 2.818 milyar dolarla Hindistan, 1.610 milyar dolarla İsviçre, 1.324 milyar dolarla Japonya ve 424 milyon dolarla Türkiye takip etmektedir.

Bangladeş’te daha etkin olmak için her iki ülke yetkililerinin hava ve deniz ulaşımını sağlamak amacıyla antlaşmalar yapması ve antlaşmaların en kısa zamanda hayata geçmesi gerekir.  

Kadim bir medeniyetin temsilcileri olarak, Bangladeş’in sosyal kalkınmasında da rol oynamalıyız. İş adamlarımız sadece para kazanmak için değil, aynı zamanda sosyal yaraları saracak kimi projeler üzerinde de çalışmalıdırlar. Bu konuda bazı sivil toplum kuruluşlarımızın gayretleri bulunmaktadır. Bu çalışmalar daha da çeşitlendirilmedir.

Türkiye Bangladeş İlişkilerinin Geliştirilmesine Yönelik Öneriler

-Türkiye’nin Güney Asya üzerinde etkinliğini artırmak amacıyla Bangladeş’in bağımsızlık mücadelesi esnasında yara alan Bangladeş - Pakistan ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik arabuluculuk rolü üstlenmelidir.

-Türkiye, Bangladeş – Hindistan arasında yaşanan Batı Bengal bölgesinde Ganj nehri üzerine yapılmış olan Farakka barajı sorunun çözümünde rol almalıdır.

-Güney Asya Bölgesel İşbirliği Teşkilatı (SAARC) “Güney Asya halkının refah ve yaşam kalitesini artırmak” amacıyla kurulmuştur. Türkiye, bölgedeki etkinliğini artırmak gayesiyle Güney Asya Bölgesel İşbirliği Teşkilatı olan SAARC’da gözlemci ülke olarak yer almalıdır.

 

-Cox’s Bazar’daki Burma mültecilerinin ana vatanlarına dönmesi konusunda Bangladeş ile Myanmar devleti arasında sorunun çözülmesi için arabuluculuk görevini üstlenmeli ve çözüme yönelik gerekli çalışmaları BM Güvenlik Konseyinde yürütmelidir.

 

- İnsan kaçakçılığı, Türkiye’nin uluslararası imajına da olumsuz yansımaktadır. İnsan kaçakçılığı kurbanı olmuş binlerce insan arasında Bangladeşliler de bulunmaktadır. Bangladeş’le insan kaçakçılığını önlemeye yönelik işbirliği yapılması, sorunun kaynaktan çözümü için çok önemlidir.

 

-Bangladeş üniversiteleri ile Türk üniversiteleri arasında bilimsel işbirliği geliştirilmeli ve var olan öğrenci mübadelesi genişletilerek etkin hale getirilmelidir.

 

-Türkiye ile Bangladeş arasında geliştirilmesi gereken diğer önemli alanlar da sağlık ve turizm’dir. Bu konuda kurulacak işbirliğiyle bu sektördeki ülkenin zenginleri tedavi ve turizm için uzak doğu Asya ülkelerini tercih etmektedir.

 

-Sayın Cumhurbaşkanı ve beraberindeki heyetin İş gezi programını incelediğimizde gezinin Daka ile sınırlı olduğunu görüyoruz. Oysa Bangladeş’in ticari başkenti Chittagong’dur ve bu kent ticari heyet ziyaretine eklenmelidir.

- 15 yy da Türk Komutanı Ulu Han Cihan Ali tarafından yaptırılan ve dünya mirası kategorisinde yer alan Bagerhat kentindeki  Shait Gambuj Mashjid ziyaret edilmelidir.

Cemal DEMİR
GASAM YK Üyesi - Bangladeş Masası
06.02.2010


Cemal Demir
GASAM Bangladeş Masası Başkanı
Mesaj Gönder

ANALİZLER

DAHA FAZLA